d

MODERN KAMU YÖNETİMİNİN TAMAMLAYICI BİR UNSURU OLARAK HİZMET İÇİ EĞİTİM VE TÜRK KAMU KESİMİNDE SİSTEMİN GÖRÜNÜMÜ *

Doğan KESTANE Devlet Bütçe Uzmanı *

Giriş
Yeni bir yüzyıla başladığımız süreçte Dünya’da meydana gelen iktisadi, sosyal ve teknolojik gelişmeler, yetişmiş insangücü unsurunun öneminin artarak devam edeceğini göstermektedir. Gelişmiş ülkeler ile aralarındaki uçurumu kapatma gayreti içerisinde olan az gelişmiş yada gelişmekte olan ülkeler de milli kalkınma sürecinin ancak yetişmiş kalifiye insan gücü eliyle gerçekleşeceğini kavramaya başlamışlardır.

Dünya’da yaşanan hızlı gelişmelere paralel olarak hemen her alanda farklılaşan toplumsal ihtiyaçlara yön verecek, bunları hızlı, verimli ve etkin bir şekilde ifa edecek, idarenin yapısal ve teknolojik gelişmelere ayak uydurmasını sağlayacak ve toplumu yeni oluşumlara hazırlayacak insan gücü faktörünün öneminin giderek daha da arttığı bir gerçektir.

Devletin görevlerinde farklılaşmalar, kalifiye çalışan ihtiyacının çoğalması, bu boşlukları doldurma zarureti, hizmet içi eğitimi gerekli kılmaktadır. Kamu örgütlerinin görevlerini etkili ve verimli biçimde yerine getirebilmeleri, milli kalkınmaya katkıda bulunabilmeleri için tüm örgütsel düzeylerde değişik görevleri yerine getirmeye yetenekli kamu görevlilerinin yetiştirilerek kamu hizmetinin gereği olan bilgi ve beceri ile donatılması, hizmet esprisinin kazandırılması ve mevzuat ile idari tekniklerin öğretilmesi gerekmektedir. Ayrıca kamu kesiminde ekonomik, teknik ve toplumsal içerikli yeni görevlerin ortaya çıkışı, kamu yönetimi sisteminin çok iyi işlemesini, yani etkili ve bilimsel olmasını zaruri kılmış, bu zorunluluk da, alanı ve içeriği çok genişleyen kamu hizmetleri için nitelikli eleman yetiştirme sorununa büyük önem kazandırmıştır.

Modern Kamu Yönetiminin Tamamlayıcı Bir Unsuru Olarak Hizmet İçi Eğitim
Modern kamu yönetiminin tamamlayıcı unsuru eğitimdir. Kamu personelinin gereği gibi üretken, verimli ve etkin olabilmesi hatta alışılmış olağan görevlerini normal olarak yürütebilmesi, diğer bir deyişle kamu hizmetini “en iyi” şekilde yerine getirebilmesi (diğer unsurların olumlu olduğu varsayıldığında), mesleki bilgi ve eğitim seviyesine bağlı bulunmaktadır.

Milli kalkınmaya açılan kapının anahtarının eğitim olduğu göz önüne alındığında, Dünyada gelişmiş ülkelerin tamamı bu anahtardaki sihrin önemini kavramış ve eğitimi gerek kamu sektöründe, gerekse özel sektörde verimli bir etkinlik haline getirmiş bulunmaktadır. Bu bağlamda “eğitim gideri”, insan gücü kaynağının yetiştirilmesi için yapılan bir “yatırım gideri” niteliğindedir.

Hizmet içi eğitim, herhangi bir kurum personelinin belli bir amaca göre yetiştirilmesi olarak görülebilir. Kurumda çalışan personeli eğitmedeki amaç, personelin bilgilerini arttırmak, maharetlerini geliştirmek, kaynaşmalarını sağlamak ve davranışlarına olumlu bir yön vermektir. Konferans, kurs, seminer veya daha başka öğretim metotları uygulamak yoluyla personelin, sorumluluğunu taşıdığı iş veya görevlerle ilgili olarak hem teorik hem pratik yönleriyle daha bilgili, daha yetenekli ve yatkın olması ve ayrıca daha olumlu bir davranışa sahip olması istenir.[1] Temel faktörlerden biri olan emekten azami verim almayı hedef tutan bir faaliyet olarak nitelendirebileceğimiz eğitim, prensiplerine uyulduğu ve planlı bir şekilde yürütüldüğü takdirde, sevk ve idare problemlerinden önemli bir kısmını çözebilecek bir argüman niteliğini taşır.

“Eğitim” kavramının öneminin altını çizdikten sonra “hizmet içi eğitim” üzerinde tanımsal çerçevede bir yaklaşıma varabiliriz. Hizmet içi eğitimin muhtelif tanımları yapılabilir.

21.7.1983 tarih ve 83/6854 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Devlet Memurları Eğitimi Genel Planında hizmet içi eğitim, “kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan personelin görevleri ile ilgili bilgi ve becerilerini artırmak amacıyla yapılan eğitim” olarak tanımlanmaktadır.

Konuya ilişkin doktriner çalışmalardaki tanımlar, “Devlet Memurları Eğitimi Genel Planı” ile paralellik arzetmektedir.

“Kamu kurum ve kuruluşları ile özel iş yerlerinde maaş veya ücret karşılığı asıl veya aday olarak çalışan personelin görevleri ile ilgili gerekli bilgi ve beceriyi kazanmalarını sağlamak amacıyla yapılan eğitimdir.”[2]

“Hizmetin içinden yapılan, görevliye hizmetle ilgili bilgileri veren, beceri kazanmasını sağlayan sistemli bir eğitim etkinliğidir.”[3]

“Herhangi bir hizmet ayrımı düşünülmeksizin, özel ve tüzel kişilere ait iş ve hizmet alanlarında belirli bir maaş ve ücret karşılığında bir göreve atanan ve çalışmakta olan bireylere verilen eğitimdir”[4]

“İlgili personele görevini yerine getirmesi için gerekli bilgi, beceri ve davranış biçiminin öğretilmesi, çalışanın verimliliğe katkıda bulunabilecek bilgi, beceri ve davranış biçimlerine sahip kılınması süreci”[5] olarak tanımlanmaktadır.

Bu eğitim, personelin hizmetteki verim ve etkinliklerinin artırılmasını, gelişmeye yol açan bilgi, beceri ve anlayışların zenginleştirilmesini amaç edinen ve kurumların genel çalışma düzenini sürekli olarak etkileyen bir eğitim olarak göze çarpmaktadır. Kurumun, personelinin hizmete yatkınlığını sağlamak ve hizmetteki değişme ve gelişmelere ayak uydurmak için sürekli bir biçimde, hizmet içinde eğitmek zorunda olduğu dikkate alındığında; hizmet içi eğitim, örgütte personelin çalışma temposunu hızlandırmanın, şikayetleri, formaliteleri, kırtasiyeciliği, rüşveti, kayırmaları önlemenin, insan ve madde kaynağını kurumsal amaçlar doğrultusunda harekete geçirmenin, hizmetlerde para, zaman ve enerji savurganlığını gidererek maliyeti azaltmanın, yönetim kodifikasyonuna uygun ortam hazırlamanın en etkili aracı olarak görülebilir.

Hizmet İçi Eğitimin Amaçları
Genel olarak hizmet içi eğitim amaçlarını şöyle sıralamak mümkündür.

-Personele yapmakta olduğu işi daha iyi yapmasını sağlamak için gerekli bilgi ve mahareti kazandırmak, yetişmesini sağlamak,

-Personele daha fazla sorumluluk ve kabiliyet gerektiren daha üst görevlere geçebilecek yeterliği kazandırmak, yani alt kademedeki memurları üst kademelere yükselmeye hazırlamak,

-Personelin çalışmakta oldukları örgüt ve yapmakta oldukları işe karşı bakışlarında müspet bir yaklaşım kazanmalarını sağlamak,,

-Eğitim görenlerin görevlerini daha verimli bir şekilde yapmaları amacı ile yeni maharetler kazandırmak veya maharetlerini geliştirmek için fırsat ve imkan sağlamak,

-İdareciler ve diğer personel tarafından yapılmakta olan hizmetlerin gerek nitelik, gerekse nicelik bakımlarından artışını sağlamak,

-Boş kadroları uzun süre boş bırakmamak ve doldurmak amacı ile hazırlıklı bulunmak ve muhtemel açıklar için elde daima yetişmiş personel bulundurmak,

-Personele fikir ve bilgi alışverişinin önemini benimseterek kurum içinde ve dışında daha etkili ve daha kapsamlı bir haberleşme, koordinasyon ve işbirliğini sağlamak,

-Eğitimin kazandıracağı maddi ve manevi faydaların neler olduğunu bütün personele duyurarak, personelin moralini yükseltmek, kuruma ve görevine bağlılığını artırmak,

-Hizmet öncesi eğitim kurumlarında verilen eğitim açığını kapatmak,

-Personelin kabiliyetleri hakkında bilgi sahibi olmak ve görülen eğitim neticesinde bu görevlilerden en iyi şekilde istifade edilmesini sağlamak.

-Personelin birbirleri ile tanışma ve kaynaşma ortamı için zemin teşkil etmek

-Yönetimin merkez ve taşra üzerinde irtibat ve otokontrolünü sağlamak.

Kamu Yönetiminde Hizmet İçi Eğitim Çeşitleri
Hizmet içi eğitim, eğitim veren kuruluşların türüne, eğitimin yapıldığı yere, hizmette bulunulan aşama veya görev ve nitelikler gibi özellikler gözönüne alınarak sınıflandırma yapılabilir.

A) Yaygın sınıflandırma biçimi eğitilenlerin hizmet içindeki aşama ve niteliklerine göre yapılandır.

1- Eğitilenlerin hizmette bulundukları aşamaya göre hizmet içi eğitim programları iki grupta toplanabilir. Birinci grup, kamu hizmetlerine ilk defa atanan kamu görevlilerine uygulanan eğitim programlarıdır. Bunlara örnek olarak “yön verme” ve “eşik” eğitimleri verilebilir.[6] “Yön verme” eğitiminde, yeni memur adayına çalışacağı kuruluşun tanıtılması, kamu görevlilerinin hak ve yükümlülüklerinin neler olduğunun öğretilmesi amaçlanır. “Eşik eğitimi”nde ise personelin bizzat kendisinin yerine getireceği görev ve sorumlulukların öğretilmesi amaçlanır.

İkinci grup, memurluk yaşamının daha ileriki aşamalarında uygulanan “bilgi tazeleme” ve “yeniden eğitim” programlarıdır. Personele, görevindeki yeni gelişme, bilgi ve teknikleri hakkındaki verilen eğitime “bilgi tazeleme”, yeni bir sistemin uygulanmasını yada yeni bir görev nedeni ile verilen eğitime de “yeniden eğitim” diyoruz.

2- Eğitime alınanların görev ve niteliklerine göre yapılan sınıflandırmada, hizmet içi eğitim “geniş hizmet sınıfları için yapılan eğitim programları” ile “dar kapsamlı hizmet sınıfları için yapılan eğitim programları” olarak iki alt gruba ayrılır.[7]

Burada söz konusu olan, görev ve nitelikleri açısından birbirine benzeyen personel kümelerinin ayırt edilmesidir. Bu kümelerin belirlenmesinde, sınıflandırma yapısı ve pratik ihtiyaçlar rol oynar. Büro hizmetleri, sekreterlik eğitimi, ilk ve orta kademe yöneticilerinin eğitimi gibi eğitim etkinlikleri birinci kümeyi; dosya memuru, sekreterlik, muhasebeci gibi belli görevleri üstlenenler ile personel yönetimi, mali yönetim ve uzmanlık alanlarında çalışanlar için yapılan eğitim etkinlikleri ikinci kümeyi kapsar.

B) Hizmet içi eğitim, hizmette bulunulan aşama ve yoğunlaşma gözönüne alınarak da sınıflandırılabilir.[8]

1-Oryantasyon Eğitimi: Kuruma yeni gelen personelin kurumun amaç ve politikasını, yapısını, kendi görev, yetki ve sorumluluklarını tanımaları için yapılan eğitimdir. Giriş, tanıtma, alıştırma, hazırlayıcı, eşik eğitimi gibi adlar verilir.

2-Temel Eğitim: Bir kurumda işe başlayacak olan personele yapacağı işin gerektirdiği temel bilgi, beceri ve tutumları kazandırmak üzere yapılan eğitimdir. Hazırlık, uyarlama, işe yöneltme, stajyerlik v.b. adlar verilir. Oryantasyon eğitimi ile birlikte uygulanabilir.

3-Geliştirme Eğitimi: Kurumda çalışmakta olan personelin kendi alanı ile ilgili gelişme ve yenilikler hakkında bilgi edinmesi ve yeteneklerini geliştirmesi için uygulanan eğitimdir. Tekamül, yeniliklere uyarlama, tekrarlama eğitimi gibi isimler verilir.

4-Yükseltme Eğitimi: Kurum yapısındaki kadrolama ve personelin yükselme ihtiyacını karşılamak üzere hazırlanan programdır. Bu tür programlara personelin yetiştirildiği alan düzeyini tanımlayan ilk, orta, üst kademe yöneticileri, şefler veya müdürler eğitimi gibi isimler verilebilir.

5-Özel Alan Eğitimi: Personeli özel hizmetler için çeşitli alanlarda yetiştirmek üzere uygulanan programlardır. İlk yardım, iş güvenliği eğitimi, bilgisayar, yabancı dil v.b. bu programlara örnektir.

C) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 217 nci maddesi gereğince hazırlanan ve 25.7.1983 tarih ve 83/6854 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren “Devlet Memurları Eğitimi Genel Planı”na göre hizmet içi eğitim, yurt içinde (aday memurlukta - asli memurlukta) ve yurt dışında olmak üzere 2 ana çerçeve ile sınırlanmıştır.

I-Yurt İçinde Hizmet İçi Eğitim

a) Aday Memurlukta

1- Temel Eğitim: Aday memurların asli memur olabilmeleri için tabi tutuldukları, Devlet memurlarının ortak vasıfları ile ilgili hususları kapsayan eğitimdir. Temel eğitim programlarında, Atatürk ilkeleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, inkılap tarihi ve milli güvenlik bilgileri konularına yer verilmek şartıyla “Aday Memurların Yetiştirilmelerine İlişkin Genel Yönetmelik”te belirtilen diğer konulara yer verilir.

2- Hazırlayıcı Eğitim: Adayların kadro ve görevleri dikkate alınarak kurum ve kuruluşun tanıtılması, görevleri, teşkilatı, ilgili mevzuatı ve diğer kurumlarla ilişkileri, aday memurun görevi ile ilgili hususlar ve kurum veya kuruluşun uygun göreceği diğer hususlarla ilgili bilgilere yer verilir.

3- Staj: Bu eğitimin, aday memurlara hazırlayıcı eğitim döneminde verilen teorik bilgilere ve işgal ettikleri kadro ve görevleri ile ilgili diğer bilgileri, kazandırılan becerileri uygulamak suretiyle tecrübe kazandırmaktır.

b) Asli Memurlukta

1- Verimliliği Artırma Eğitimi; Bilgi tazeleme eğitimi ve değişikliklere intibak eğitimi (yeniden eğitim) olarak uygulanır.

2- Üst Görev Kadrolarına Hazırlama Eğitimi

3- Üst Kademe Yöneticilerinin Eğitimi

II- Yurt Dışında Hizmet İçi Eğitim

Hizmet İçi Eğitimi Zorunlu Kılan Nedenler
Personelin, kurumunun amaçlarını gerçekleştirebilmek için istenilen yeterlikte olması gerekmekte, bu sürecin sağlanabilmesi ise hizmet içi eğitimi zorunlu kılmaktadır.

Hizmet içi eğitimi zorunlu kılan nedenlerin bir kısmı aşağıdaki şekilde sıralanabilir.

-Teknik ve bilimde görülen hızlı gelişme ve değişimler. Kamu kesiminde uygulanmakta olan bir çok bilgi, teknik ve yöntemleri geçersiz kılmakta ve hizmette değişme ve gelişmelere uyma zorunluluğu ortaya çıkmaktadır,

-Personelin hizmet öncesi eğitiminin yetersizliği. Bu aşamada verilen bilgiler daha çok genel kültüre dayandığından, kamusal hizmetlere yönelik olmamakta ve bunun sonucu olarak hizmet içi eğitim, bilgi ve beceri kazandırmada zorunlu olmaktadır,

-Kamu kesiminde kariyer düşüncesi giderek önem kazanmaktadır. Bu sistemde memur, genç yaşlarda hizmete alınır ve hizmetin gerektirdiği bilgi ve beceriler hizmet içinde kazandırılır. Bunun süreklilik kazanarak, her düzeydeki kamu görevlilerinin her aşamada mesleki gelişmeye tabi tutulması önemlidir,

-Bazı bilgi ve beceriler görev başında kazanılır. Polislik, kaymakamlık, maliyecilik, dışişleri meslek memurluğu gibi hizmetler, kamu kesimine özgü görevler olmaktadır. Bu görevlerin etkili ve yararlı bir biçimde yerine getirilebilmesi için gereken bilgi ve beceriler ancak hizmete girildikten sonra kazanılabilir,

-Birey nerede olursa olsun gelişme ve yükselme ihtiyacı duyar. İnsanın gelişme ve yükselme isteği bir tatmin olarak görülebilir. Memurluk ise, bu istek ve ihtiyaçların karşılanması için elverişli ortamdır ve sonuçta kişisel tatmin de gerçekleşmiş olmaktadır,

-Hizmet içi eğitim, öğrenmeyi rastlantılara bırakmayıp sistemli bir duruma getirir. Çünkü öğrenme sürekli bir eylemdir. Ayrıca hizmet içi eğitim, öğrenmeyi mantıklı bir çerçeveye oturtarak bireyin işbaşında ve iş dışında sağlıklı ilişkiler kurmasına da imkan verir.

-Personelin tanışma, kaynaşma ve motivasyon ihtiyacı. Personel arasındaki diyalog, etkileşim ve motivasyon açısından ortak bir zemin oluşturur.

657 Sayılı Kanunda Devlet Memurlarının Yetiştirilmesine İlişkin Düzenlemeler ve Kurumlarüstü Hizmet İçi Eğitim ve Koordinasyon

Devlet memurlarının nitelikleri, atanmaları, ödevleri ve yetkileri, aylık ve ödenekleriyle diğer özlük işlerini düzenleyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda, memurları yetiştirilmesi konusuna özel bir yer verilmiştir.

657 sayılı Kanunun VII inci kısmı “Devlet memurlarının yetiştirilmesi” başlığı altında, kurumların memurlarını hizmet içinde yetiştirme esaslarını düzenleyerek, eğitimi ilk defa genel bir statü içinde ve ayrı bir bölüm halinde düzenlemiştir. Kanunda kamu hizmetini yürütmekle görevli kamu kurum ve kuruluşlarının eleman ihtiyaçlarının karşılanmasını amaçlayan hizmet öncesi eğitime, hizmet içi eğitime, aday memurların eğitimine, bu kurum ve kuruluşların eğitim birimlerine ve bu eğitim faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin hükümler yer almaktadır.

657 sayılı Kanun, Devlet memurlarının eğitilmelerini bir görev olarak kurumlara verdiğinden, kurumlar kendi personelinin hizmet içi eğitimini yerine getirmek üzere eğitim programları düzenlemekte ve uygulamaktadır. Bu programlara katılan ve eğitim gören kamu görevlisi sayısı ile eğitim faaliyetleri için harcanan zaman ve para kayda değer toplamlara ulaşmaktadır.

Kamu personelinin hizmet içi eğitim ile yetiştirilmesinde, Kanuna göre üç ana amaçtan bahsedilebilir.

Memurların yetişmesini sağlama: Personelin yetiştirilmesini, hizmete yatkınlığını gerçekleştirmektir. Böylece memur, beceri ve işe yatkınlık kazanarak kendine olan güveni de buna bağlı olarak artacaktır.

Verimliliği artırma: Memura hizmetin gerektirdiği teknik ve gelişmelere uygulanan çalışmaları benimseterek, yenilik ve değişimlere ayak uydurması sağlanacaktır.

Daha ileri ve üst görevlere hazırlama: Sınıfların giriş derecelerine aday olarak adımlarını atan memurların, en yüksek derecenin en son kademesine kadar yükselebilmelerine imkan veren bir araç hizmetini görecektir.

Hizmet içi eğitimde, sorumluluk kural olarak kurumlara bırakılmıştır. Her kurumda, hizmet içi eğitimi yürütmek üzere bir eğitim birimi kurulur. Kurumlar, gerek gördüğünde eğitim merkezleri de açabilirler. Söz konusu Kanunun öngördüğü kurumları ise eğitim birimleri, eğitim merkezleri, meslek okulları ve kurslar olarak görmekteyiz.

Kamu görevlilerinin hizmet içi eğitiminden sorumlu olarak kurumlarüstü hizmet içi eğitim ve koordinasyonu sağlayan iki kurum bulunmaktadır. Bunlar Devlet Personel Başkanlığı ile Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsüdür.

a) Devlet Personel Başkanlığı

Eğitim programlarının hazırlanmasında ve uygulanmasında yol göstermek, hizmet içi eğitim alanında eşgüdümü sağlamak ve eğitim etkinliklerini denetlemek görevi Devlet Personel Başkanlığına verilmiştir.

İkinci Dünya Savaşından sonra gerek yabancı uzman raporlarının ülkemizin personel rejimine ilişkin gözlem ve önerileri, gerekse personel sistemi tatbikatının pratikte ortaya çıkardığı köklü bir reform gereksinimi doğrultusunda bu yönde atılmış önemli girişim olan Devlet Personel Dairesi; Milli Birlik Komitesince 13 Aralık 1960 tarihinde kabul edilen 160 sayılı “Devlet Personel Dairesi Kurulması Hakkında Kanun”la faaliyete geçmiştir. Daire, bir başkan, beş üyeden oluşan Devlet Personel Heyeti, bir genel sekreter, buna bağlı teknik şube ve bürolardan oluşmaktaydı.

Devlet Personel Dairesi, kurumu daha etkin bir yapıya kavuşturmak amacına yönelik olarak 8.6.1984 tarih ve 217 sayılı Devlet Personel Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” ile yeniden yapılandırılmıştır. Başkanlığın Başbakana bağlı olarak kurulduğu belirtilmekle beraber, Başbakanın bu husustaki yetkilerini gerekli gördüğünde Devlet Bakanı vasıtasıyla kullanabileceği de düzenlenmiştir.[9]

Devlet Personel Başkanlığının kuruluş amaçlarına göz atıldığında, Devlet Personel Dairesinin kurulmasında öne sürülen amaçlardan daha kapsamlı ve somut olduğu görülmektedir.

217 sayılı “Devlet Personel Başkanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” uyarınca söz konusu Başkanlığa kamu personelinin eğitimine ilişkin olarak verilen görevlerden bir kısmı şöyledir:

-Kamudaki eğitim faaliyetlerinin koordinasyonu

-Temel eğitim programlarının hazırlanması

-Devlet memurları eğitimi genel planı hazırlamak

-Hizmet içi eğitim programlarının esaslarını düzenlemek

-Kurumların hizmet içinde yetiştirme yönetmeliklerinin çıkarılmasına yardımcı olmak

-Kurumlararası eğitim merkezlerinin açılması (bu kapsamda 7/7648 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla kurulan Devlet Memurları Yabancı Diller Eğitim Merkezi kamu personeline bir öğretim yılı süresince yabancı dil eğitimi vermektedir)

-Eğiticilerin ve eğitim yöneticilerinin yetiştirilmesi

-Yönetimin çeşitli uzmanlık alanlarında görevlendirilecek personelin yetiştirilmesi

-Üst kademe yöneticilerinin yetiştirilmesi

-Kurumların eğitim faaliyetlerinin denetlenmesi.

b) Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü (TODAİE)

Kurumlardaki eğitim, genelde kurumların görevleriyle ilgili mesleki ve teknik eğitim alanında yapıldığından özellikle çeşitli kademe yönetici ve yönetici adayı statüsünde olanların hizmet içi eğitimlerinin kurumlar dışında merkezi bir kurumda yapılması zorunluluğu vardır. Bu merkezi kurum, bugün kurumlararası nitelikte, sistemli sayılabilecek eğitim yapan Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsüdür. Enstitü, bir yandan genç memurları lisansüstü eğitim programı ile yöneticilik mevkileri için, diğer yandan yönetimin ihtiyaç duyduğu uzmanlık alanları için yetiştirmektedir. Enstitü bunların yanında, orta ve üst kademe yöneticileri için kısa süreli eğitim programları da uygulamaktadır.

TODAİE 1952 yılında kurulmuş ve 1953 yılında faaliyete geçmiştir. 1958 yılında çıkarılan 7163 sayılı Kanunla bugünkü statüsüne kavuşarak bilimsel, yönetsel ve mali açıdan özerklik ve tüzel kişilik kazanmıştır.

Genel olarak üç amaç çerçevesinde faaliyet sözkonusudur.

a) Kamu yöneticilerinin çağdaş yönetim anlayışına göre geliştirilmesi için çalışmalarda bulunmak,

b) Yönetim konusunda öğretim elemanı yetiştirmek, bu konuda çalışan diğer kurumlara katkılarda bulunmak,

c) Kamu görevlilerinin yönetim alanında gelişmelerini ve uzmanlaşmalarını sağlamaktır.

Enstitü çalışmalarının ağırlık odağını “öğretim ve yetiştirme” hizmeti oluşturur. TODAİE’nin günümüzdeki öğretim ve yetiştirme etkinlikleri iki kümede toplanabilir. (1) Lisansüstü öğrenim, (2) Kısa süreli eğitim etkinlikleri.

Lisansüstü öğrenim çerçevesinde, Kamu Yönetimi Lisans Üstü Uzmanlık Programı (KYUP) sürdürülmektedir. İki yıl süreli olan bu program öğrencileri, lisans öğreniminden sonra en az 5 yıl kamu görevi yapmış, 45 yaşın altındaki kamu görevlileri arasında sınavla seçilmektedir. Programın ilk yılı TODAİE’de çeşitli ders ve seminerlerle geçmekte, öğrenciler ikinci yıllarını kendi kurumlarında tez hazırlayarak değerlendirmektedirler.[10]

TODAİE’nin ikinci tür eğitim etkinlikleri, kamu yönetiminin çeşitli alanlarında düzenlenen kurslar, seminerler, bilimsel toplantılar ve benzeri kısa süreli ulusal ve uluslararası yetiştirme ve eğitim programlarıdır. Bu programlar, orta ve üst düzey yöneticiler ile kuruluşların destek ve yardımcı birimlerinde görevli uzman elemanlara yöneliktir. Kısa süreli eğitim programlarının bazı örnekleri şunlardır: Yönetici geliştirme kursu, yüksek düzey yöneticilik seminerleri, orta düzey yöneticilik seminerleri, eğiticilerin eğitimi kursları, halkla ilişkiler seminerleri, evrak-dosya-arşiv kursları, teftiş hizmetleri seminerleri....[11]

Türk Kamu Kesiminde Hizmet İçi Eğitim Uygulamasının Görünümü
Türk kamu kesiminde hizmet içi eğitim uygulamasının özellikle uygulama aşamasında karşılaşılan sorunlarına yönelik olarak doktriner düzeyde yapılmış araştırmalar ve ampirik gözlemleri dikkate alarak uygulamanın görünümü üzerinde makro bir bakış açısı edinebiliriz.[12]

Hizmet içi eğitim programları, özellikle bilgi ve birikim kazandırılmasına yönelik olarak yapılmaktadır. Bunun yanında, “beceri geliştirme”, “davranışlara olumlu yön verme”, “motivasyon” üzerinde yeterince durulamamaktadır.

Hizmet içi eğitim programlarında genellikle izlenen yöntem, düz anlatım yöntemidir. Modern eğitim yöntemleri yeterince izlenmemektedir.

Türkiye’de kamu kesimindeki hizmet içi eğitim faaliyetlerinin ne derece ve hangi yönlerden etkili olduğunu ortaya koyan bilimsel nitelikli araştırmalar günümüze kadar hayli yetersiz kalmış ve araştırmacılar bu konuya yönelik ilgisiz kalmıştır. Bu açıdan bakıldığında, ülkemizde kamu kesimindeki hizmet içi eğitim faaliyetlerinin amaçlarına ulaşıp ulaşmadığını, harcanan para ve çabaların eğitim sonuçlarıyla karşılaştırılarak bu sonuçların harcanan çabaya ve yapılan masraflara değip değmediğini ortaya koyan kapsamlı araştırmalar noktasında literatür açığı söz konusudur.

Hizmet içi eğitim programları, özellikle bir ölçüde bilgi kazandırılmasına yöneliktir. Bunun yanında kamu görevlilerini yetiştirmek ve geliştirmek noktasında sınırlılık söz konusudur

Eğitime katılanlar için bir takım somut yararlar sağlanması konusunda yasal düzenlemelerdeki yetersizliklerin, eğitime karşı genel bir isteksizliği de beraberinde getirmesi normaldir. Eğitime değer kazandırılması, bir ölçüde eğitimin ödüllendirilmesi ile mümkündür.

Hizmet içi eğitim, hizmet öncesindeki eğitim eksikliğini gidermeyi amaçladığı halde, bunu yeterince gerçekleştirilebilme noktasında, kamu görevlilerinin yetişmelerinde ve gelişmelerinde eğitim programları sınırlı ölçüde başarılıdır.

Hizmet içi eğitim faaliyetleri, görevlileri bir üst göreve hazırlamak amacına yeteri kadar dönük olamamaktadır.

Eğitim birimlerinde görevli eğitici personel sayı olarak yetersizdir. Bu yetersizlik özellikle genel ve katma bütçeli kurumlarda çok açık şekilde görülmektedir. Yürütülen eğitim faaliyetlerinin başarısı büyük ölçüde bu faaliyetleri planlayan ve uygulayan eğitim personeline bağlıdır. Kurum ve kuruluşların eğitim personeli bakımından yetersizliği aynı zamanda eğitim faaliyetlerinin başarısını da menfi yönde etkilemektedir.

Eğitim faaliyetlerini menfi yönde etkileyen nedenlerden biri de kurum yöneticilerinin eğitime gereken önemi vermemeleri yada eğitimi öncelikli bir fonksiyon olarak nazar-ı dikkate almamalarıdır. Yöneticinin yakın desteği ve ilgisi olmadan, eğitimin başarılı olması oldukça güçtür.

Bazı kurumlarda eğitim görevlileri, eğitim hizmetlerini asıl görevlerinin yanısıra yapmaktadırlar. Bu durum eğitimi önceleyen hazırlık aşamasında aksaklıklara yol açmakta, eğitim süresince de kopukluklara neden olmakta, verim düşmekte, yeterli düzeyde eşgüdüm ve işbirliği sağlanamamaktadır. Ayrıca idari yönden aksamalara da yol açmaktadır.

Hizmet öncesi eğitim kurumları (genel öğretim kurumları ve meslek okulları) çağdaş kamu görevlerine nitelikli eleman yetiştirmekte özellikle uygulama eğitimi açısından yetersiz kaldığından, bu açığı kamu kuruluşlarının hizmet içi eğitimle gerçekleştirmeleri ve kapatmaları gerekmektedir. Kurumların ise, hizmet içi eğitim faaliyetlerindeki etkinliğinin sınırlı olduğunu söylemek mümkündür.

Eğitim programlarını elde edilen sonuçlarla ölçmek ve değerlendirmek güç olduğundan bu yola hemen hemen hiç başvurulmamaktadır. Diğer bir ifade ile, program uygulamalarının gözle görülebilir nitelikteki sonuçlarının ortaya konmasına uygulamada pek rastlanmamaktadır.

Kamu Kesiminde Hizmet İçi Eğitimin Etkinliği Nasıl Artırılabilir
Verilen hizmet içi eğitim faaliyetlerinin sonunda istenilen amaca ulaşıp ulaşılmadığının tespiti bakımından mutlaka bir değerlendirmenin yapılmış olması gerekmektedir. Değerlendirmenin yapılmaması halinde eğitim programından yarar beklenemeyeceği gibi istenilen amaca ulaşılması da beklenemez. Düzenlenen eğitimlerin not usulü ile değil anket gibi usullerle değerlendirilmesi psikolojik olarak bazı sakıncaları ortadan kaldıracağı gibi, eğitimin amacına ulaşmasında da yararlı olacağı düşünülebilir.

Eğitime katılanlar için bir takım somut yararlar sağlanması (ödüllendirme, yurt dışına göndermelerde öncelik hakkı tanınması, atama ve yer değiştirmelerde öncelik verilmesi, ders ücreti ödenmesi yoluyla maddi olarak teşvik edilmesi v.b. önlemler) yasal düzenleme temeline oturtulmalıdır. Böylece eğitime katılma isteği daha çok özendirilmiş olacaktır.

Genellikle herkesin çalışmak zorunda olduğu çağımızda, çalışanlar için uzmanlık bilgisi ve sorumluluk yükü geçmişe göre karmaşıklaşan iş ilişkilerine bağlı olarak daha da ağırdır. Günümüzün insanı daha fazla bilgili olmak zorundadır. Özellikle üst derecelerde görev alanların derinleşmiş teorik ve pratik bilgilere sahip olmaları, yalnız kendi meslek dallarında değil, sosyoloji, ekonomi, beşeri coğrafya, sosyal psikoloji, halkla ilişkiler, davranış bilimi v.s. alanlarda bilgi sahibi olmalarını da beraberinde getirmekte, dolayısıyla yöneticilerin entellektüel birimlerini yükseltmeleri gerekmektedir..

Hizmet içi eğitim ile personel rejimi arasındaki sıkı ilişkiyi ise gözden uzak tutmamak gerekir. Personel sistemindeki eksiklikler ile örgütün yapısından gelen bozuklukları, hizmet içi eğitimle giderme imkanı da yoktur. Bu itibarla gelişen kurumsal ve personel yapısına bağlı olarak, personel mevzuatında belirli zaman aralıklarında kodifikasyona gidilmesi gerekir.

Kamu örgütlerini ve kullandığı elemanları değişen toplumsal ve ekonomik şartlara uyumlu kılabilmek, yani onları etkili hizmet görebilecek bir düzeye getirmek için günümüzün kamu yöneticilerine çok önemli görevler düşmektedir. Yöneticilerin bu işlevlerini yerine getirebilecek bilgi, beceri, tutum ve davranışları kazanmaları için onların da yetiştirilmeleri gereklidir. Yöneticilerin, eğitilerek hizmet içi eğitimin önem ve yararına inandırılmaları, eğitimin başarı derecesini etkilemektedir.

Kamu kurum ve kuruluşlarında düzenlenen eğitim programlarında daha çok kurs, seminer, panel gibi eğitim yöntemleri kullanılmakta, yazışmalı eğitim, örnek olay, rol oynama gibi modern yöntemler ise kullanılamamaktadır. Kurumların bu değişik eğitim yöntemlerinden de yararlanması, programların başarılı sonuç vermesi bakımından önemli görülmektedir.

Çeşitli nedenlerde memuriyetin alt derecelerinde görev almış kişilere üst kadroları kapatmak uygun olamaz. Üst derecede öğrenim yapamamış veya üst kariyer meslek grubu içerisinde yer almayanlardan, bilgi ve yeteneği elverişli olan kişilere belirli bir oranda yarışma yolu ile yükselme imkanlarını açmak gerekir. Örneğin Fransa’da Milli Yöneticilik Okuluna (Ecole Nationale d’Administration.)[13] alınan öğrencilerin bir kısmı üniversite mezunlarından alınırken meslek içinden yetişen başarılı, fakat yüksek öğrenimi olmayan kişilere de belirli oranda yarışma ile girme imkanı sağlanmaktadır. Meslek içinden yükselmeyi teşvik eden bir sistem, alt derecelerde çalışanları daha iyi çalışmaya ve çalıştıkları kuruluşlara daha çok fayda sağlamaya yönelten bir usuldür. Bu tür uygulama hem personel yönünden ve hem de kuruluş yönünden yararlıdır.

Türkiye’de kamu kesiminde meslekten (profesyonel) eğitim görevlilerinin yetiştirilememesine bağlı olarak, eğitim görevlilerinin merkezi bir eğitim kurumunda, örneğin bu tür eğitim faaliyetlerinde merkezi bir eğitim kurumu olan Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü’ne bu konuda yeterli imkanlar sağlanmak suretiyle yetiştirilmesi sağlanabilir.

Sonuç
Kamu hizmetlerine eleman yetiştirilmesini ve personelin hizmet içinde yetiştirilmelerini kapsayan hizmet içi eğitim, ulusal kalkınmada ve kamu hizmetlerinin yurt gerçeklerine uygun bir ortamda yerine getirilmesinde son derece önemli bir rol oynamaktadır.

Hizmet içi eğitim, hem örgüt üyelerini örgütsel amaçların desteklenmesinde daha etkili bir duruma getirmekte, hem de kamu kuruluşlarının değişen koşullara uyumunu, yani örgütsel etkinliği sağlamakta başvurulan faaliyetlerden biri olmaktadır. Hizmet içi eğitim bir anlamda, hızla değişen ve gelişen şartlara uymak ve yeni şartlara uygun elemanları kısa sürede yetiştirmek ihtiyacından doğmaktadır. Diğer yandan hizmet içi eğitim, genel öğrenim kurumlarının verdiği eğitimi hizmetin gerektirdiği bilgilerle tamamlamaya yaramakta, bilimsel, teknolojik ve sosyal gelişmeleri çalışanlara duyurma ve aktarabilmesini mümkün kılmaktadır.

Ülkemizde yürürlükteki personel sisteminin temelini oluşturan 657 sayılı Kanun, hizmet içi eğitimin diğer amaçları yanında, memurların daha ileriki görevlere hazırlanması amacıyla yapılmasını öngörmektedir. Ancak, hizmet içi eğitim, her şeyden önce, hizmet öncesindeki bilgi eksikliğini ve yetersizliğini bir ölçüde gidermek ve doğrudan doğruya üstlenilecek görevin niteliklerini bir dereceye kadar kişiye kazandırmak amacını gütmektedir. Uygulamada ise öncelikle üzerinde durulan amaç, bilgi ve tecrübe eksikliğini kapatmak olmakla birlikte, ülkemizde hizmet içi eğitim, bu amacı gerçekleştirebilme noktasında etkin olarak kullanılamamaktadır.

Hizmet içi eğitim hususunda karşı karşıya bulunulan sorunların çözümü, herşeyden önce yönetim yapısının ve onun bir bölümünü oluşturan yürürlükteki personel rejiminin, kurumların sosyal, teknik ve idari yapısındaki değişimlere uyumlu kılınmasına, dünyadaki gelişmelerin takibine ve uluslararası entegrasyonun sağlanmasına bağlıdır.

Toplumlarda istenilen değişiklikler, her şeyden önce insanların inanç ve davranışlarında değişiklikler gerektirir. Bunu başarmada ise şimdiye kadar eğitimden daha etkili bir araç bulunamamıştır. Ancak, sözü edilen başarının eğitimle sağlanabilmesi için, eğitim ve motivasyondan etki ve önemine ilişkin inanç ve bu inancın harekete getireceği destek, kurumlarda başta üst yöneticiler olmak üzere bütün kademelerce benimsenmeli ve gösterilmelidir.

K A Y N A K Ç A
* AYDIN Erdal, “Türkiye’de Üst Kademe Yöneticilerinin Yetiştirilme Sorunu”, Uzman-Der, Yıl 1, Sayı 3, Temmuz-Eylül 1998
* ADAL H.Şükrü., Kamu Personel İdaresi, Ahmet Sami Matbaası, İstanbul 1968
* ARAS F., Türkiye’de Kamu Kesiminde Hizmet İçi Eğitim ve Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Uygulaması, TODAİE Uzmanlık Tezi, Ankara 1999
* BÜYÜKYILMAZ Bekir, Türkiye’de Hizmet İçi Eğitim, D.P.B. Uzmanlık Tezi, 1984
* CANMAN Doğan, “Türkiye’de Kamusal Hizmet İçi Eğitim ve Değerlendirilmesi Çalışmaları”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 10, Sayı 4, Aralık 1977
* CANMAN Doğan, Türk Kamu Kesiminde Hizmet İçi Eğitim Ölçme ve Değerlendirme, TODAİE Yayın No:181, Ankara 1979
* ERGUN Turgay, “Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü: Bir Örgütsel Gelişme Örnekolayı”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 29, Sayı 2, Haziran 1996
* FER Muhlis, “Merkezi İdarede Hizmet İçi Personel Eğitimi: Hizmet İçi Eğitim Meselelerinin Toplu Görünüşü”, Hizmet İçi Eğitim ve Teknikleri, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Birimi Müdürlüğü, Ankara 1966
* GÜLER Birgül, “Devlet Personel Başkanlığı Üzerine Bir İnceleme (1)”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 21, Sayı 1, Mart 1988
* GÖZÜBÜYÜK Şeref, Yönetim Hukuku, S Yayınları* PEHLİVAN Mustafa, Devlet Memurlarının Hizmet İçi Eğitimi, DPB Uzmanlık Tezi, Ankara 1988
* TAYMAZ Haydar, Hizmet İçi Eğitim, Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yayınları No:94, Ankara 1981
* TANYELİ Halit, Personel Eğitimi, BTİ Yayını, Ankara 1970
* TORTOP Nuri, Belediye Personelinin Eğitimi, Türk Belediyecilik Derneği Yayınları No:26, Ankara 1971
* TUTUM Cahit, Personel Yönetimi, TODAİE Yayınları No.149, Ankara 1976
* ÖZKAYA Ö., Hizmet İçi Eğitimde Temel İlkeler ve Teknikler; Başbakanlık Devlet Personel Dairesi, Yayın No:16, Ankara 1967
* TUNA Orhan, Türkiye’de Mesleki ve Teknik Eğitim, Ankara 1973
* YETİŞEN M., Kamu Kuruluşlarında Yapılan Hizmet İçi Eğitim Faaliyetlerinin Genel Durumu, DPB Yayın No- 45, Ankara 1981
* YÜCEL Tülin, “Türkiye’de Hizmet İçi Eğitim”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 22, Sayı 1, Mart 1989
* Kamu Personelinin Eğitimi Konferansı: Raporlar ve Tartışmalar, 30 Mayıs-2 Haziran 1966, Ankara Üniversitesi SBF Yayınları No:213-195, Ankara 1967
* 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu
* 83/6854 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki “Devlet Memurları Eğitimi Genel Planı”


* Doğan KESTANE, “Modern Kamu Yönetiminin Tamamlayıcı Bir Unsuru Olarak Hizmet İçi Eğitim ve Türk Kamu Kesiminde Sistemin Görünümü” Maliye Dergisi, Sayı 136, Ocak-Nisan 2001, s. 36-48

[1] Ö.Özkaya, Hizmet İçi Eğitimde Temel İlkeler ve Teknikler; Başbakanlık Devlet Personel Dairesi, Yayın No:16, Ankara 1967, s.13
[2] B. Büyükyılmaz, Türkiye’de Hizmet İçi Eğitim, D.P.B. Uzmanlık Tezi, 1984, s. 17
[3] Ş. Gözübüyük, Yönetim Hukuku, S Yayınları, s.133
[4] F.Aras, Türkiye’de Kamu Kesiminde Hizmet İçi Eğitim ve T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Uygulaması, TODAİE Uzmanlık Tezi, Ankara 1991, s. 16
[5] T. Yücel, “Todaie’de Hizmet İçi Eğitim”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 22, Sayı 1, Mart 1989, s.123
[6] F.Aras, Türkiye’de Kamu Kesiminde Hizmet İçi Eğitim ve Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü Uygulaması, TODAİE Uzmanlık Tezi, Ankara 1999, s.22
[7] F.Aras, a.g.t., s.22
[8] A.H. Taymaz, Hizmet İçi Eğitim, Pegem Yayın No:3, Ankara 1992
[9] Devlet Personel Başkanlığının kuruluş ve tarihçesine ilişkin olarak ayrıntılı bir çalışma için bknz; B. Güler, “Devlet Personel Başkanlığı Üzerine Bir İnceleme (I), Amme İdaresi Dergisi, Cilt 21, Sayı 1, Mart 1998
[10] T. Ergun, “Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü: Bir Örgütsel Gelişme Örnekolayı”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 29, Sayı 2, Haziran 1996, s.9
[11] T. Ergun, a.g.m., s.9
[12] Türk kamu kesiminde hizmet içi eğitim uygulamasının görünümü ve sorunları üzerindeki ampirik gözlemler, özellikle Doğan Canman tarafından yapılan araştırma bulguları dikkate alınarak şekillendirilmiştir. Ayrıntılı bilgi için bknz. D. Canman, “Türkiye’de Kamusal Hizmet İçi Eğitim ve Değerlendirilmesi Çalışmaları”, Amme İdaresi Dergisi, Cilt 10, Sayı 4, Aralık 1977; Ayrıca D. Canman, Türk Kamu Kesiminde Hizmet İçi Eğitim Ölçme ve Değerlendirme; TODAİE Yayın No:181, Ankara 1979
[13] Söz konusu okula ilişkin olarak bknz. N..Tortop, Belediye Personelinin Eğitimi, Türk Belediyecilik Derneği Yayınları No:26, Ankara 1971, s.21